DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Kocaeli 26°C
Rüzgarlı

“Sakat Doğan” Demokrasi ! Reyhan Demirel Yazdı …

07.08.2019
427
A+
A-

“Bugün Geleceğin İlk Günü” temalı, İYİ Parti 4.Olağanüstü Kurultayı geçtiğimiz Cumartesi günü,  yapıldı. Kurultay’da,  Genel İdare Kurulu ve Merkez Disiplin Kurulu üyeleri seçilecekti.

Yani, Parti’nin yönetim kadroları belirlenecekti…

Fakat seçimin hangi yöntemle olacağına dair endişeler yoğundu…Genel istek ve beklenti “Çarşaf Liste” olması yönündeydi.

Günler öncesinde başlayan bu tartışmalara, Genel Başkan Meral Akşener, Kurultay konuşmasında  “Çarşaf Listede” kararlı olduğunu söyleyerek, son noktayı koydu…

Adresi belli olan göndermelerle dolu sözleri şöyleydi:

“ Biz, kendi delegesinin iradesinden köşe bucak kaçanlardan değiliz…

   Biz, delegenin imzasını yok sayarak, iktidara yanaşanlardan değiliz…

   Biz, koltuğumuzu korumak uğruna, kırk takla atanlardan da değiliz…

   Biz, Türkiye için vadettiği demokrasiyi kendi partisinden esirgeyecek kadar şuursuz hiç değiliz…Bizde böyle, böyle olmaya devam edecek.

    Tanıştırayım; bunun adı DEMOKRASİ…Önce İYİ Parti’de sonra tüm Türkiye’de…”

Manşetlere taşınacak bu değerli ve önemli cümlenin anlamı şuydu:

   “Bugüne dek hiçbir partinin yapmaya cesaret edemediği  çarşaf  listeyi ben uyguluyorum. Herkes  aday olabilir ve delege de hiçbir baskı  ve telkin olmadan, özgür iradeleriyle tercihini kullanabilir. Ben liste yapmıyorum. Sorumluluğu delegelere bırakıyorum.”

Ve ardından, şimdi HAN SUSSUN, TÖRE KONUŞSUN diyordu…

Bunun adı elbette demokrasiydi ve Meral Akşener de bu sözleri gururla ve alkışlar eşliğinde, eh biraz da “düşmanlar çatlasın” kıvamında söylemeyi hak ediyordu…

Hayatlarında ilk kez parti içi demokrasiyle  tanışacak olmanın sevinci ve hevesiyle adaylar, başvurularını yaptılar…

Kurultayda tam bir bayram havası esiyor, hattâ  kimi  Parti sözcülerine göre de “Demokrasi  Şöleni” yaşanıyordu…

Seçim, şölen havasında, demokratik olgunluk ve sükûnet içinde geçti…

Sonuçlar açıklandığında;

doğal olarak kazananlar mutlu, kaybedenler biraz buruk olsa da genel olarak bir memnuniyet hâli olmalıydı ki itiraz eden tek bir kişi çıkmadı…

Oysa, Kurultay öncesinde  aldığım bazı bilgi ve duyumlara göre, itirazlar olabileceği beklentim az da olsa vardı…Olmadığına  göre demek ki “çarşaf liste” gerçek anlamda uygulandı  ve herkes mutlu mesut, diye düşünmeye başlamıştım…

Yazımın başlığını bile “Tanıştırayım; bunun adı demokrasi” diye atmış ve yazmaya hazırlanırken,  maalesef demokrasinin yaldızları tel tel dökülmeye başladı…

Sosyal medyada, önce, tanımadığım birkaç kişinin, daha sonra da çoğumuzun tanıdığı bildiği bir isim olan Aydınlar Ocağı Eski Başkanı ve İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi Avukat  Ruhittin Sönmez’in  eleştirilerini içeren “Hukuka Karşı Hile” yazısıyla karşılaştım…

Bakın;  Ruhittin Sönmez yazısında neler anlatıyor: “Çarşaf Listenin” içine gizlenmiş anahtar listedeki 42 kişinin tamamı GİK Üyesi seçildi. Hukuku zorlayarak yapılan bu kurnazlık, Genel Başkan’ın yaratmaya çalıştığı demokrasi rüzgârını kesti. Yapılan, Parti’ye ve Genel Başkan’a kötülüktür.”  Kongrede oy veren delegelerin yarısının asker delege olduğunu, aldıkları talimatla oy verdiklerini söylüyor. Ve devam ediyor: “ Bu kadar asker delegeyi sistemin içine kim yerleştirdiyse, Parti’ye en büyük kötülüğü o yapmıştır. Yapılan, İYİ Parti’yi diğer partilerden ayıran cevheri, küle döndürmek demektir. Beklediğimiz sıçramayı yapmak için, Kurultay öncesi yaratılan fırsat heba edildi. Yazık oldu. Şimdi merak edilen husus, böyle bir altın fırsatı küle çevirenlere karşı Genel Başkan’ın tavrının nasıl olacağı ?..”

Hadi buyurun bakalım!

Olacak iş mi bu şimdi ?…

Böylesine kritik günlerden geçerken yapılacak iş miydi bu ?…

Bu, Demokrasi ile aldatmaktır, delegeleri ve adayları…

Ve tabii demokrasi umudu taşıyan tüm Partilileri…

Bu, Meral Akşener’in  demokratik  vaatlerini, sabote etmektir…

“Demokrasi Şöleninde”  demokrasiye  vurulmuş  darbedir…

Bu, Parti içinde bir operasyondur…

Umarım,  Genel Başkan’ın bundan haberi yoktur…

Eğer öyleyse, sorumlular hakkında mutlaka gereği yapılmalıdır…

  “ HAN SUSSUN, TÖRE KONUŞSUN” diyen Meral Akşener’e sesleniyorum;

ŞİMDİ,  HAN DA KONUŞMALI, TÖRE DE…VE GEREĞİ YAPILMALI !…

NE TÖREYE, NE DE  İYİ PARTİ’ ye  YAKIŞMAYAN  BU UTANÇTAN,  PARTİ   KURTARILMALI !…

PARTİNİZE VE DEMOKRATİK SÖYLEMLERİNİZE GÖLGE DÜŞÜRÜLMÜŞTÜR…

HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ YOLUNUZA DEVAM EDEMEZSİNİZ…

TANIDIĞIMIZ VE GÜVENDİĞİMİZ MERAL AKŞENER, MUTLAKA, GEREĞİNİ YAPAR, UMUDUYLA…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.